Mimari Sözlük
Kubbe
Kubbe, kare, sekizgen ya da daire planlı bir mekânı üstten saran, kesitinde kemer gibi çalışan çift eğrilikli örtüdür. Yükünü yalnız basınçla taşıyacak biçimde kurulduğu için taş, tuğla ve beton gibi çekmeye zayıf malzemelerle büyük açıklıklar geçmeyi mümkün kılar. Roma’daki Pantheon’un ortası açık beton kubbesi ve İstanbul’daki Ayasofya’nın kubbesi, bu örtünün mimarlık tarihindeki en bilinen örneklerindendir.
Kubbe nasıl oturur?
Dairesel bir kubbeyi kare bir mekânın üstüne oturtmak, tarih boyunca çözülmesi gereken bir geometri problemi olmuştur. Köşelerde kullanılan pandantifler ve tromplar bu geçişi sağlar; bazen araya bir kasnak, yani pencerelerle delinmiş silindirik bir gövde eklenir. Kubbenin tabanında dışa doğru bir itki oluşur; bu itki kalın duvarlar, payandalar, yarım kubbeler ya da çelik gergi halkalarıyla karşılanır. Modern yapılarda kubbe çoğu zaman çelik ızgara, ahşap kabuk ya da betonarme kabuk olarak tasarlanır ve hafif bir örtü sistemine dönüşür.
Kubbeyi modellemek ve görselleştirmek
Kubbe, mekânın içine gün ışığını üstten ve yumuşak biçimde indirir. Render’da bu etkiyi yakalamak için kasnak pencerelerinden giren ışığın iç yüzeyde nasıl dağıldığına dikkat etmek gerekir. Model tarafında ise yeterli segment sayısı önemlidir; az poligonla kurulmuş bir kubbe yakın planda köşeli görünür ve ölçeği bozar.
İlgili terimler